Ebru Karacar: Birine sıska demek, şişman demek kadar aşağılayıcıdır

Herkes, herkesin görünüşüyle ​​çok fazla ilgilenir bu bazen. Sık sık ‘Ah Ebru kilo almışsın’ gibi yorumlar alıyorum ama kilo vermeye çalıştığınızda ‘Ah Ebru, zayıf ve zayıf görünüyorsunuz’ diyorlar. 

Arkadaşım, neden benim ya da bir başkasının ağırlığı seni bu kadar çok bağlıyor? Benim de gözlerim var. Ayrıca ne kadar kilolu olduğunuzu, giydiğiniz eteklerin ya da pantolonların nasıl isyan ettiğini de görüyorum ama ağzımı açıp ‘Daha çok kilo aldınız’ mı diyeyim?

Hayatım boyunca her zaman zayıftım ve çocukken o kadar zayıftım ki annem başıma bir şey gelebileceğinden endişelendi, bu yüzden beni birkaç ayda bir doktora götürdü. Doktor ziyaret ettiğimizde hep aynı şeyi söylerdi. 

Daha önce bir rahatsızlık riskinden kurtulmuş olduğumu ve bu blogdaki ilk makalemin bile bu süreçle ilgili olduğunu söylemiştim. O dönemde hormonlarım alt üst edildiğinden, hayatım boyunca 48 kilo vermek istememe rağmen birdenbire 58 kiloya çıktım.

Aynaya baktığımda kendimi tanıyamadım, hiçbir elbiseme sığamadım ve inanılmaz bir sırt ağrısı çekiyordum. O olaydan bu yana iki ila üç yıl geçti ve düzenli egzersizle eski kilomu geri kazandım.

Sonra beni gören ‘akrabalarım’ kirli bakışlarıyla bana baktılar ve ‘Ay, Ebru, ne kadar kilo aldın’ dediler. Beni anında kötü bir havaya soktu. Gözüm yok mu? Sanki kilo aldığımın farkında değilmişim gibi. 

İnsanların bir an durup söylemek istedikleri kelimeleri düşünmeleri daha iyi olurdu. Kişinin bedenleriyle ilgili mevcut bir rahatsızlığı olup olmadığını veya üzerinde çalışmaya çalıştıkları tıbbi bir durumu olup olmadığını asla bilemezsiniz. 

Dahası, zayıf ya da şişman olmam neden diğer insanlar için önemli? Bundan ne çıkarırlar? Neden insanları, özellikle fiziksel görünümleri açısından birbirleriyle karşılaştırmalıyız? 

Ben kimim? Benim. Kimsin? Sadece sen. Bundan daha net bir şey olabilir mi? Farklı tercihlerle farklı hayatlar yaşayan iki farklı insan olduğumuz anlamına gelir. Neden birbirimizle karşılaştırılmalıyız? Kimsenin beni kendinle kıyaslamasına izin verme kardeşim! Çünkü ben de kimseyi kendimle karşılaştırmıyorum.

Artık kimse kimseyi rengine, boyuna, kilosuna, cinsel tercihine, dinine ve hatta saçına göre yargılamamalı! Bana sıska demek, şişman birine yüzünü dikmiş demekten asla farklı değildir.

Kişi nazik ve şefkatli mi? İnsanlara, doğaya, hayvanlara ve dünyaya yardımcı oluyorlar mı? İnsanları kıyafetleri, saçları veya kiloları yerine ilkelerine, davranışlarına ve inançlarına göre algılamanın daha iyi olduğuna inanıyorum. 

Birbirimizi bu şekilde yargılamayı bıraktığımızda, barış ve içinde yaşadığımız dünyayı derinlemesine anlama şansına sahip oluruz.

Previous post Çekiliş var! Back to School Lookbook | Ebru Karaçar
Next post Erkekler için ilk buluşma tavsiyesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir